27.5.2019 19

Ne Kazanır İnsan “Gerçeği” Kaybettiyse?

Bir ateş çemberinin içinden geçer bazen insan. Çok acır canı. Derisi kavrulur sanki. Bazen bilir, içten içe bir şeylerin hiç de yolunda gitmediğini! Ama “Mecburum” der. “Mecburum, yoluma böyle devam etmeye…” “Böyle gelmiş böyle gider…" Bir düşün şimdi! İçinde bulunduğun bu mecburi durum kendiliğinden mi oldu? Durup dururken yani… Gerçekten mi? Maalesef böyle durumlarda hiç pay çıkarmaz insan kendine ama gerçek tam da orada gizlidir. Neyi kazanmak için neyi kaybetti insan? Kim bilebilir bunun cevabını, problemi yaşayanın kendisinden başka? Haklısın şimdi!

 

sample

Evet, artık gerçekten mecbursun uyuyabilmek için uyuşmaya…
Mecbursun, o adam tarafından aldatıldığın halde artık ona katlanmaya… 
Çocuğun sana zulmettiği halde ona boyun eğmeye… 
Bu onursuz yaşama devam etmeye…

Tavizlerin üzerine, yine yeniden taviz vermeye mecbursun…

Bunlar sonuçlardı ve artık mecbursun bunlara katlanmaya…
Neden mi?
Çünkü teslim etmiştin kendini sahte ilahlarına!
Çünkü feda etmiştin onurunu, o ufacık kazanç beklentisine…
Çünkü kurtarmak için gururunu, kaybetmiştin kimliğini…
Haklısın şimdi!
Mecbursun gerçekten! 
Bir ömür ödediğin bedeli, kısacık o an için, 

Anlık kurtuluşun için heba etmeye mecbursun!
Oysa böyle olmayabilirdi…

Hatırlasana!

Ne güzel bir fırsat verilmişti sana…

Ne güzel gösterilmişti gerçekler…

Duymak ve görmek istemediğin o apaçık gerçekler…

Herkesin bildiği ama kimsenin konuşmaya cesaret edemediği…

Normalleştirilen yanlışlar sana ne güzel gösterilmişti.

Hayatının, paranın, mutluluğunun bereketsizliği sana yaşatılarak gösterilmişti de görememiştin!
Görebilseydin keşke…

Çıkabilseydin, güçlenerek problemlerinin altından…

Güçlenebilmenin fırsatının o problemlerin arkasında olduğunu fark edebilseydin…

Şikâyet ederek,

Suçlayarak,

Kaçarak olmayacağını anlayabilseydin…
Aslında o kriz zamanlarında en önemli fırsatlar gizlidir de anlaşılmaz…
En net, en berrak görüntülerin o zamanlarda ortaya çıktığını bilmez, bilmek istemez insan…
Kim dost, kim düşman? 
Kim çözüme odaklı, kim soruna? 
Ne kadar gerçeğe yakınım? Ne kadar sahteye?

Yüzleşmek istemez!
“Ben var ya ben” diyenlerin, gerçekte kim oldukları tam da o zamanda belli olur.
Neler kazanmış, neler kaybetmiş çok net görünür.
Kriz biter, fırtına diner ve sahte yok olur.
Elde kalan gerçektir.
İşte o kadardır bugüne kadar biriktirdiklerimiz.
Allah yarattığı kuluna acı çeksin diye değil, öğrenebilsin diye verir o sıkıntıyı…
Oradaki sırrı çözebilsin, güçlenebilsin diyedir.
Bir seçim yapmasını ister!
Peki, insan ne yapar?
Onu Yaratanı kaybetmekten korkmaz da, o adamı kaybetmekten korkar!
Onu Yaratanı kaybetmekten korkmaz da, şöhretini kaybetmekten korkar!
Onu Yaratanı kaybetmekten korkmaz da, parasını kaybetmekten korkar!
Sonra? 
Sonra der ki: “Allah bana yardım etsin!”
Gerçekten en çok gerçeğe ihtiyacımız olan bu dönemde ALLAH bize yardım etsin...

 

 

Yorumlar

Seval Koyuncu
26.8.2019

Tüm yaşamımız boyunca gerçeğin peşinden koşabilmek dileğiyle. Gerçek faydalı paylaşım için teşekkürler.

Meliha Ozdamar
9.8.2019

Hayat :) ancak bu kadar guzel kaleme alinir. Okuyanin cani acimissa ne mutlu ona. Su soyledigimi anlamak icin de gercege sahip olmak gerekiyor. Gercek hic ayirt edilmeksizin herkese duyuruluyor. Lakin hareketi baslatmak icin hala vaktiniz varsa hic durmayin :)

Hanna Meyra TÜRKDÖNMEZ
3.8.2019

Bazı şeylere kendimiz yüzünden mecbur kaldığımızı ve en sevdiğim kısım "rabbimiz bütün bu dertleri acı çekelim, eziyet olsun diye değil öğrenebilelim ve güçlenebilelim diye verir" yani bu bir nevi hayatın tadına bakalım, hayatın acı taraflarınıda görelim diyedir ve bazı şeyler yüzünden kendi benliğimizi kaybetmekyiz. Bu güzel yazı için teşekkür ederim :)

Berfu Şengelirler
1.8.2019

Problemlerin bizim marifetlenmemiz için bize verildiğini görmeyip, içinde boğulup durmuşuz, çözmeyi değil yaşamayı tercih etmişiz. O kadar sahteymişiz ve o kadar gerçekten uzakmışız çünkü... O’nun harici herkesten bekleyen ve kimsenin hiç bir zaman bizi terketmeyeceğini zanneden insanlar haline gelmişiz... Bu güzel yazı için teşekkürler... Gerçeğe yaklaşanlardan olmak dileğiyle...*

Ayşe Budak
31.7.2019

Bazen gerçekten kaybolup gidiyoruz hayatın içerisinde...... isteklerimiz mi ağır basıyor kendimizi çaresiz mi hissediyoruz sebebi her neyse.... bize düşen her attığımız adımda, yaptığımız her seçimde varoluş amacımızı unutmamak, doğru tepkiler verebilmek gayretiyle yolumuza devam etmek....Bizi yörüngemizde tutacak şey de bu olsa gerek.

Özlem Yıldırım
30.7.2019

Bu dünyanın akıntısına kapılıp sonunu düşünmeyi unuttuk. Sıkıntıların içinde çırpınırken, bu yaşananların sınav olduğunu unutmasaydık bugünümüz daha farklı olabilirdi. Dtö deki bilgiler ışığında bunları değiştirmenin hala mümkün olduğunu bilmek güzel. Çok teşekkürler...

Özgecan Akçınar
29.7.2019

Bir soru geliyor cevaplıyorum tam doğru mu yanlış anlayamadan hop bir başka soru geliyor tam onu cevapladım derken hop bambaşka bir soru... Bu soruların sonu kesilmeyecek mi? Bu döngü ne zaman kırılır?

Mihriban YILDIZ
29.7.2019

Çok faydalı bir yazı olmuş teşekkürler..

Reyhan
29.7.2019

Gerçek açığa çıkar, zaman gerçek olan bilgiden yanadır. Gerçek ve faydalı bir yazı olmuş. Teşekkür ederiz.

Hadice Alparslan
28.7.2019

Gerçeğe ulaşmak ve uygulamak cesaret gerektiriyo galiba...

Mustafa
18.7.2019

Hiçbirşey Ondan büyük va değerli değildir. Madem herşey Önündür demek ki Onun için herşeyi terketmeye değer.

Necla Kadıyoran
5.6.2019

Seçimlerimize göre hayatımız şekilleniyor. Zor gelse de hep gerçekten yana seçimler yapmak gerek... Bu güzel yazı için teşekkürler...

Sevilay BÜYÜKBAHÇECİ
29.5.2019

Çok acı gerçekler ama nasıl gideceğiz altında yatan gerçekleri. Bazen e görüyor ama cözum üretemiyoruz..bazende çözümü uygulamakta zorlanıyoruz

Makaleye Yorum Bırakın