29.8.2019 19

Ne İster İnsan? “GERÇEKTEN” Ne İster?

Cevap basittir aslında. Tek cümle… “İnsanın iç huzuru olsun yeter.” Peki, huzur için ne gerekir? İşte o anda dökülür, virgüllü, sıralı farklı farklı cümleler… Önce sağlıklı olacaksın… Sağlık bir kez bozuldu mu hiçbir şeyin kıymeti kalmıyor. Peki, bu kadarı yeterli mi huzur için?

  sample

 

Ve tabi, çok çok önemli olmasa da yine de önemli olan bir şey; paran da olacak. Kimseye minnet etmeyeceksin bu hayatta. En azından başını sokacağın bir evin olmalı. Ömür boyu kira köşelerinde, ev sahibinin kaprisini çekmeyeceksin. Bir de ayağını yerden kesen bir araban olsun yeter. Fazlasına zaten gerek yok…

Peki, bu kadarı yeterli mi huzur için?

  Ev, araba bunlar yalnız olmamalı tabi. İyi bir hayat arkadaşı da lazım. Seni anlayan, seven, el üstünde tutan, ha bir de yanına yakışması önemli…

Peki, bu kadarı yeterli mi huzur için?

Aile olmak önemli! Evde çocuk olunca aile olduğunu daha iyi hissediyor insan. Ev şenleniyor çocuk sesiyle. Yaşlanınca ihtiyacını görüyor, yalnız bırakmıyor.

Peki, bu kadarı yeterli mi huzur için?

 İşin de iyi olacak. Mümkünse kendi işyerin olmalı. Mesaiydi, işverendi, müdürdü, amirdi çekilmiyor şu devirde. İstediğin saatte gidip geleceksin işine. Kendi işinin patronu olacaksın. Günün çoğu işyerinde geçiyor, iş çok önemli.

Peki, bu kadarı yeterli mi huzur için?

Yani kafan rahat olacak? Öyle her şeye takılmayacaksın, moralini bozmayacaksın gereksiz şeylerle…

 

Bu sözler size de tanıdık geldi mi?

İnsan, hayatta gerçekten en önemli şey olan iç huzuru istemekte çok haklı. Ama onu oluşturan şeylerle ilgili büyük yanılgılar içinde olduğunun farkında değil. Düşününce huzuru sağlayan hemen her şeyin dış dünyayla ilgili bir beklenti üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. Oysa dış dünya kimsenin kontrolünde değil.

Huzur kavramı, eminlik hissini ifade eder. Dış dünya insanın kontrolünde olmadığı için ne kadar emin olunabilir ki? Dolayısıyla insanın hatası; kendi yapıp edebileceklerinin, imkan ve marifetlerinin dışındaki şeylerle ilgilenmesi, beklentiye girmesidir. Kontrol edilemeyen bir süreçle ilgili oluşan beklenti ise insanı huzurlu yapmanın aksine daha da gergin olmasına neden olur. Çünkü beklenmeyen ne varsa aslında gerçekleşecek olan odur. Yani hesap edilmeyen aksilikler, yanlışlıklar, hatalar kapıda bir bir dizilmiş, travmanın şiddetinin ne olacağını hesap etmektedir. İnsanın isteği, beklentisi neredeyse problemi de oradadır. Problemin çözümü dış dünyada aranıyorsa, beklenen çözüm için daha çok zaman var demektir.

Kendini tanıyan, eksi ve artılarını görebilen insanlar doğru beklentiye girebilen insanlardır. Çünkü beklentilerini yani problemlerini kendilerine göre seçtikleri için çözümlerin de nerede olduğunu bilirler.

İç huzura sahip olan insan;

Sağlıklı bir hayat için sağlıklı bir yaşam stili geliştirmesi gerektiğini bilir ve ona göre çaba gösterir.

Parayla ilgili; bireysel olarak sürekli üretimde olması gerektiğini bilir. Üreten insanın tüketim isteği az olduğundan, aşırı tüketim için gerekli olan zenginlik hırsı olmadan para kazanmaya çalışır. Zenginlik, çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymaktır. Lüks evlerin, arabaların o kadar da anlamlı olmadığının farkındadır.

İyi bir hayat arkadaşına sahip olmak için kendisinin iyi bir eş adayı olması gerektiğini bilir. Karşındakinde ne görmek istiyorsa o davranışları önce kendisi sergilemeye çalışır.

İyi çocuklara, iyi bir aileye sahip olmak için aile olmanın gerçeğini, faydasını, hazzını, sorumluluklarını ve ödemesi gereken bedellerin neler olduğunun farkındadır.

İyi bir işe sahip olmak için, iyi bir çalışan olması gerektiğini bilir. Böylece bir işyeri sorumluluğu ve yetkisine sahip olmak için sermayedar, patron, ortak olması gerekmediğinin farkındadır.

Kısacası insan, gerçekten ne istediğini bilirse, açlığının nerde olduğunu fark ederse ve bu açlığın dış dünya tarafından değil, ancak kendi çabalarıyla karşılanacağına ikna olursa o zaman iç huzura erişir. İnsan iç huzuru istemekle en doğru şeyi ister ama onu bağladığı sebeplerin doğruluğu, o isteğinden daha önemlidir.

Huzurlu beklentiler…

Yorumlar

Asiye
17.10.2019

Huzuru; Paris'te, Hindistan'da, Nepal'de arayanlara gelsin bu yazı :) İçin içindeyken nereye gitsen sen, seninlesin. İçini doldurmadığın kapta hep bir boşluk olması çok normal. O kabın içi nasıl dolar? Yazıda çok güzel anlatılmış. Kaleminize sağlık...

Uguz Han H
6.10.2019

Nerede olursa olsun gercegin pesinde olma cabasindaki insanlarin da faydalanabilecegi sekilde bu siteyi kurup; bu makalelerin paylasilmasi icin gayret gostermis herkesin emegine saglik.

nzbulut@gmail.com
12.9.2019

Bu yazı okuyan çoğu insanın hayatını anlatıyor. Ya hep böyle olsaydı nasıl bir ömür ve son olurdu :( Huzur gerçekten içimizde... Ve gerçekten onu arayan bir şekilde buluyor şükür...Teşekkürler yazıları okuyunca ne demek isteniyor u anlayabildiğimiz için teşekkürler...

Hatice Nurcan
5.9.2019

Ne şundadır ne bunda.. Asıl sır insanın kendisinde.

Muhammed derviş
3.9.2019

Bunları başaran insan ahirette de başarır mı

31.8.2019

farkındalık oluşturan güzel bir yazı... kaleminize sağlık...

Makaleye Yorum Bırakın